Betül Yüncüoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Betül Yüncüoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RSS

GENÇ TOP HIRSIZI


İspanyol oyuncu küçüklüğünden beri ilerde bir yıldız olacağı gözüyle yetiştirilmiş şımarık bir yetenek("Dünya´nın en iyi oyuncusu olabilir"-(Slam 2007 Temmuz-Ağustos sayısı) ).14 yaşından beri en sert liglerde oynamış, 16 yaş altı basketbol şampiyonasında takımıyla altın madalya sevinci tatmıştır.
Rubio,dünya basketbolu takipçilerinin elinde büyüdü."Kendinden büyüklerle oynamaya alışkın,baskı altında ve yaşıtlarından çok daha tecrübeli bir genç."
14 yaşından beri büyük beklentilerle takip edilen oyuncu,objektif olarak bakarsak belki bir nebze hayal kırıklığı yaratmıştır.Bakınız Rubio 15 yaşında bile değilken Joventut Badalona takımıyla ACB liginde forma giyen en genç oyuncu oldu.ACB Liginde 2007 yılında Euroleague´in en genç top çalma kralı olarak tarihe geçti.Yazının devamında 16 yaş altı gençler şampiyonasındaki performansından da göreceğiniz gibi herkes onun çok daha iyi yerlerde olacağını umuyordu.

Rubio´nun yıldızı 16 yaş altı gençler şampiyonasında parladı.İspanya-Hırvatistan maçında 19 sayı,11 top çalma, 13 asist ve 10 ribaund istatistikleriyle oynadı.Oynadığı 8 maçta 23,3 sayı, 12,8 ribaund, 7,1 asist ve 6,5 top çalma ortalamaları ile oymadı ve final maçı da dahil olmak üzere iki maçta triple-double, Hırvatistan ile oynanan yarı final maçında ise quadruple-double yaptı.Bu istatistikle oynayıpta dikkat çekmemesi mümkün değil.
Peki şuna ne dersiniz;İspanya'nın Rusya'yı iki uzatma sonucunda 110-106 yendiği final maçında sergilediği performansı 49 dakika sahada kalıp 51 sayı, 24 ribaund, 12 asist ve 7 top çalma ile tamamlamış.

Poh pohlanmaya fazla alışık basketbolcu draftlara girmeden önce büyük takımlarda oynamak istediğini belirtmişti,bunu biraz abarttığından dolayı 2009 NBA Draft´ında Minnesota Timberwolves takımı tarafından ancak 5.sıradan seçilebildi.Tam dedik ki "Ricky´yi sonunda NBA sahalarında göreceğiz."2010 yılından önce NBA´ye gitmeme kararı alarak 4.2 avroluk rekor bedelle Regal Barcelona´ya transfer oldu. Yine Katalonya bölgesinde oynayan oyuncu 6 yıllık sözleşme imzalasa da 2 yıl sonra da NBA´e gidebilmesine kolaylık sağlanması için sözleşmede bazı maddeler yer aldı.İşte bu opsiyon sayesinde yakın zamanda onu NBA´de görebileceğimize kesin gözüyle bakıyorum.

Hızlı ve gerçekten zeki oyunu,savunmadaki mücadeleciliği,fundamental yeteneği,oyun konsantrasyonu ve içeriye penetreleriyle insanların gözünü doyurmasını iyi biliyor.Mevkisine ve sıçrama yeteneğine göre ribaund ortalamalarıda şaşırtıcı derecede iyi.Pasları mükemmele yakın.Mevkisine göre boyunun uzun olmasından da kaynaklanabileceğinden Rubio´nun saha görüşü cidden çok iyi.Paslar isabetli ve işe yarar. Peki ya top çalma olayı; sahayı çok iyi görüyor,topun nereye gideceğine sanki kendi karar veriyormuş gibi istediği zaman topu durdurabiliyor.

Gelgelelim bu arkadaşın fiziği geliştirmesi gerekiyor.Turnikeleri bırakırken biraz daha zıplaması ve top kayıplarını kesinlikle azaltması gerekiyor.Şut dersek evet kesinlikle geliştirmesi gerekiyor.

Her neyse, Rubio, Euroleague şampiyonluğu yaşayarak İspanya ACB Ligi’nde yılın oyun kurucusu seçildi.Aynı zamanda Euroleague’in parlayan yıldızı ödülünü de kazanan genç yetenek, ACB Ligi’nde 31’inde ilk beşte başladığı toplam 33 maçta 6.6 sayı, 4.3 asist, 2.0 top çalma ortalamasıyla oynadı.Rubio devam ediyor."Kendinden büyüklerle oynamaya alışkın,baskı altında ve yaşıtlarından çok daha tecrübeli bir genç."

Yazı:Betül Yüncüoğlu

Yorumları Oku

SAKIZINI YAMUK ÇİĞNEYEN ADAM



"Ona her zaman güvenemezsiniz,her zaman rekor kıramaz, her zaman takımın en skorer ismi olamaz,her zaman maçı o kurtaramaz ama o bunları çok sık yapıyor.."


Adam her maçtan önce sahaya erken çıkıp 200 şut atıyor.-Ne bekliyorsunuz ki yani? -Daha fazlasını! -Daha fazlasını mı? Belki,hatta evet.

Hani bazı oyuncular olur,forması ona yapışmıştır. Onu başka bir takımda hayal edemezsiniz artık.Eğer o kişi tuttuğunuz takımdaysa o takımdan gittiğinde o takımı bırakırsınız. İşte Ray Allen benim için kesinlikle bu kategoride.7 sezonluk Milwakuee Bucks ve 4 sezonluk Seattle SuperSonics kariyerinden sonra garip gelebilir belki ama böyle.Özellikle Paul Pierce,Kevin Garnett ve Ray Allen´i beraber düşündüğünüz zaman Celtics forması üçünün üzerine yapışıyor.
Paul Pierce bekledi,uzun süre bekledi ve sonunda yanına bu iki koca adam geldi.Ray,Pierce´e cesaret üfledikçe Piece´iuçurmaya ve sakin duruşuyla onu motive ederek canlandırmaya başladı.Eğer son finallerde Paul Pierce Kobe´ye meydan okuduysa Ray Allen bunun büyük destekçilerinden.

Sakızıyla totem yapılan koca adam, her zaman NBA´in akla gelen ilk şutörlerinden oldu.Başka türlüsü olamazdı çünkü o her zaman kaliteli ve soğukkanlı. Ligin tarihinde, Reggie Miller'dan sonra en çok 3 sayı isabeti bulan bu oyuncu artık attığı her şut kendini potada bulmasada NBA´de hala en kaliteli şutörlerden.Eski hızını ve atletikliğini koruyamadı belki ama duruşu bile takım arkadaşlarının ona güvenmesine yetiyor.Son saniye şut görevi hep ona veriliyor çünkü tecrübesiz bir oyuncu gibi bütün maç koşmuş ama son saniyede tüm gücü tükenmiş adam olmadı hiçbir zaman. Onun için farketmiyor,eğer atamazsa heycan ve paniğin arkasına sığınmaması gerektiğini çoktan öğrenmiş.

Gelelim 2010 Finallerine. Ray burda da yaptı yapacağını,İkinci maçtan söz etmek istiyorum.Staples Center´da 103-94 biten maçta Ray Allen 32, Rajon Rondo 19 , Paul Pierce 10, Kendrick Perkins 12, Kevin Garnett 6 sayı kaydetti.Kenardan oyuna başlayan Glen Davis 8, Rasheed Wallece ve Nate Robinson da 7 sayı kaydetti.Maçta herkes işe yarar bişeyler yaptı,herkesin galibiyette emeği var-gerçi Garnett´in kariyerinin en kötü maçlarında biriydi diyebiliriz-. Ray´in 32 sayısından 24´ü rekor üçlüklerinden geldi.11 üç sayılık atıştan 8'inde basketi bularak, NBA finallerindeki en fazla üçlük isabeti bulan oyuncu ünvanını kaptı.Bunun yanında Ray Allen Kobe´ye çok zor anlar yaşattı.Savunması çok çok iyidi zaten Kobe´de faul probleminden dolayı maçta beklendiği kadar süre alamadı. Yani maçın her kısmı fena mücadelelerle geçti böylece hem seyirci hem Boston tarafı memnundu.

Kaan Kural:"Ray Allen'ın üçlük rekoru kırması şut yeteneği kadar, doğru şut pozisyonunu bulması ile alakalı".Evet,gerçekten öyle. Allen´in şut pozisyonu doğru ve düzgün.Ligin en estetik şutörü bile diyebiliriz. Bu maçtan sonra Ray Allen:"Boston'a avantajla dönüyoruz. Evdeki iki karşılaşmayı da kazanıp durumu 3-1'e taşıyacak enerjiye sahibiz. Şampiyonluğa yakınız" dediyse de öyle olmadı.

Peki üçüncü maç ne oldu Ray Allen kullandığı 13 şutta 0 isabet ile oynadı ve Boston, Garnett ve Davis´in çabalarıyla da ayakta kalamadı.Gecenin sonunda Ray, 2 sayı, 4 ribaunt, 2 asistle bitirdi maçı.Bu maçtan sonraki mantıksız tablo herkesi hayal kırıklığına uğrattı.
Allen yetenekli hemde çok ama bu iş için çok çabalıyor. NBA´in en çalışkan oyuncularından biri olduğu bariz.Antremanlardan ve maçlardan önce 200 şut.. Bu işi ciddiye almak,sevmek ve istemek budur. Oyuncunun yeteneğinden bile önemlisi disiplini ve spor ahlakı olmalı çünkü çalışma ile hiç beklemediğiniz bir adamdan hiç beklemediğiniz birşey görebilirsiniz.Eğer zeki bir koçunuz varsa size mutlaka bir vazife verir oyun içerisinde, eğer ciddiye alırsanız bu işi "topu havaya atabildiğin kadar yükseğe at"dendiğinde de birdenbirde yaparsanız, bir bakmışsınız maçı kurtarmışsınız. Siz etrafınıza bakarken takım arkadaşlarınız çoktan üzerinize atlamıştır.

Yazı:Betül Yüncüoğlu

Yorumları Oku